Mükemmel Sunumlar Yapmak İçin Tüyolar

Mükemmel Sunumlar Yapmak İçin Tüyolar
Yrd.Doç.Dr.Zeki Yüksekbilgili
Pazarlama Danışmanı ve Eğitmen
www.yuksekbilgili.com

İş hayatımızda özellikle son dönemde sürekli sunumlar yapıyoruz. Fikirlerimizi iletebilmek, ikna edebilmek için yaptığımız sunumların sayısı her geçen gün katlanarak artıyor. Bu kadar sunum yapılıyorken, ne yazık ki sunumlar ile ilgili istatistikler dikkat çekici;
• Dünyada her saniye 350 PowerPoint sunumunu yapılıyor.
• Sunumdan 10 dakika sonra dinleyiciler söylenenin sadece %50 ‘sini hatırlıyor.
• Bir sonraki gün bu oran %30’a düşüyor.
• Üç gün sonra sunumun sadece %10’u hatırlanıyor.
İşte bu yüzden, etkili ve mükemmel sunumlar yapmak zorundayız. Bu yazının geri kalanında, daha iyi sunumlar yapabilmek için tüyoları bulacaksınız. Okumaya devam et

Pazarlama Değişiyor

Pazarlama Değişiyor
Yrd. Doç. Dr. Zeki Yüksekbilgili
Pazarlama Danışmanı ve Eğitmen

Pazarlama sürekli değişiyor ama bizler bazen bu değişimi anlamakta, analiz etmekte ve bu değişime uygun hareket etmekte zorlanıyoruz. Son dönemlerde danışmanlığını yaptığım birçok şirketin yöneticileri ile hep aynı şeyleri tartışıyoruz. Bu dönemde elde ettiğim tecrübeleri sizlerle paylaşmak istedim.
Pazarlamadaki değişimi hepimiz net bir şekilde deneyimliyoruz, ben bu değişimi şu şekilde anlatmayı çok seviyorum;
• 1950’ler: Ne verilirse onu alırsın,
• 1970’ler: Ne alabilirsen onu alırsın,
• 1990’lar: Ne istersen onu alırsın.

Artık bulunduğumuz zamanda bütün kolar müşterinin elinde ve hepimiz o müşteriyi bulmak, elimizde tutmak için çalışmak zorundayız.

İşte burada hala anlamakta zorlandığımız bir konu var; “mevcut müşteri değeri”. Hemen her işletmenin pazarlama bölümü sürekli yeni müşteriler bulmak için çalışır, kaynak kullanır, para harcar. Ama tüm bu çabaların yanında aynı işletmelerin ellerinde müşteriler vardır ve bu müşterileri nasıl olsa elde ettikleri için hep onlarla beraber kalacaklarından emin olduklarından bu müşteriler için hiçbir şey yapmazlar, bunun yerine yeni müşteri bulmaya odaklanırlar. En basitinden telefon operatörlerini bir düşünün; her operatör mevcut operatörünü bırakıp kendilerine geçen müşterilerine müthiş avantajlar sunuyor (örneğin 5000 dakika ücretsiz konuşma hakkı). Ama aynı operatörler mevcut müşterilerini elinde tutmak için çok fazla kaynak kullanmak istemiyorlar. Aynı yaklaşım ne yazık ki birçok işletme için de aynı. Okumaya devam et

Yeni Satıcılara Öğütler – 2

Yeni Satıcılara Öğütler – 2
Yrd.Doç.Dr.Zeki Yüksekbilgili
http://www.yuksekbilgili.com

Geçen yazımda, verdiğim eğitimler sırasında tecrübeli satış profesyonellerinin satış kariyerinin henüz başında olanlara bırakacakları bir tavsiye mektubu çalışması yaptığımızdan bahsetmiş ve bu süreç içerisinde ortaya çıkan öğütleri sizlerle paylaşmaya başlamıştım. Kaldığım yerden devam ediyorum;

  • Başarılı ya da başarısız olsun, her satış görüşmesinden sonra muhakkak bir değerlendirme yapın. Neler iyi gitti, neler kötü gitti, bir sonraki satış görüşmesi için elimde ne var? Bu soruların cevapları deneyimlerin bir sonraki satışa aktarılmasının en temel yolu olacaktır.
  • Okumaya devam et

Yeni Satıcılara Öğütler – 1

Yeni Satıcılara Öğütler – 1
Yrd.Doç.Dr.Zeki Yüksekbilgili
http://www.yuksekbilgili.com

Satış nedir sorusuna TDK şöyle bir tanım getirmiş; “Satıcı ile alıcı arasında yapılan ve bir malın alıcıya verilmesi ve bunun karşılığında bir fiyat, bir değer alınması yoluyla yapılan işlem”. Bu tanım, satış ile ilgili birçok şeyi anlatırken, en temel fonksiyonu göz ardı ediyor; satıcı. Zira bir satışın gerçekleşmesi her ne kadar ürünün alıcıya verilmesi ile ilgili olsa da burada en büyük fonksiyon her zaman satıcıya aittir.

Son üç ay içerisinde birçok satış profesyoneli ile verdiğim eğitimler sebebiyle bir araya gelme şansım oldu. Bu süre içerisinde hem kariyerinin başında hem de çok tecrübeli satıcılarla aynı zaman dilimi içerinde çalıştım. Bu süreçte tecrübeli satış profesyonellerinin satış kariyerinin henüz başında olanlara bırakacakları bir tavsiye mektubu çalışması yaptık. İşte süreç içerisinde ortaya çıkan öğütler; Okumaya devam et

Satış Elemanının Fıtratı

Satış Elemanının Fıtratı
Fatih Gümüş

Fıtratın ne olup ne olmadığı konusuna daha önce Müşteri Fıtratı adlı yazımızda değinmiştik. Bundan dolayı fıtratla ilgili tanımsal bilgileri söz konusu yazıya havale ederek satış elemanı fıtratını konu edineceğimiz makalemize geçebiliriz.
Fıtratın meslek seçimindeki önemi hiç şüphesiz yadsınamaz. Hatta bazen fıtratla meslek o kadar iç içe geçer ki; işin duayenleri dahi “hakikaten bu işi, bu adamdan başkası yapamaz” demek durumunda kalırlar. Pekiyi, gerçekten işinde başarılı bir kişinin fıtratı ile yaptığı iş arasında olumlu yönde bir korelasyon söz konusu mudur? Veya olmalı mıdır?

Bu sorunun cevabını en iyi verebilecek kişiler olan seçme ve yerleştirme uzmanları kişilerin fıtratının yapmayı düşündükleri işle uyuşmasının hayati olduğu konusunda ısrarlılar. Çünkü diyor uzmanlar, mesleklerin ortaya çıkışını sağlayan, o meslekleri yapabileceğini düşünen insanların girişimleridir. Bilindiği gibi insanlar yaradılıştan gelen bir sevk-i ilahiye ile yapabilecekleri işler üzerine yönelirler. Böylece bir işi, o işin gerektirdiği yetkinliğe ve yatkınlığa sahip kişiler yapabilirler. Her ne kadar bazı yetkinliklerin eğitimle kazandırılabileceği üzerinde durulsa da, aslında eğitimle yapılan uygun bir temel üzerine inşa etme işidir. Hedef kitlede uygun bir temel yani fıtrat olmadığı sürece eğitimle alınabilecek mesafe istenen başarıdan oldukça uzak olacaktır. Bu verilerden de anlaşılacağı üzere meslek seçiminde ve mesleki başarıda fıtrat işin olmazsa olmazlarındandır. Okumaya devam et

Hipnotik Dil Kalıpları

Hipnotik Dil Kalıpları
Fırat Bolazar

Kaynak: http://nlpakademisi.com/akademi/milton-model/hipnotik-dil-kaliplari/

Milton Model, ya da Hipnotik Dil Kalıpları, terapi ortamında trans oluşturmak ve danışana etkili önermelerde bulunmak amacıyla Milton Erickson’un kullandığı bazı anlatım yapılarını içerir. Aynı kalıplardan yararlanarak günlük dilde de farklı ortamlarda kullanılabilecek cümleler üretmek mümkündür.

Milton Model Meta Model’in zıttı olarak görülebilir. Cümle yapılarının bir kısmı da, Meta Model’de “tecrübeden kopuk hatalı dil kullanımı” olarak ele alınan ve sorgulanan cümlelerle aynıdır. Burada amaç, danışanın öznel tecrübesiyle çatışmayacak, detayları farklı tecrübelerle örtüşüp uyum sağlayacak kadar genel ifadeler kullanmak ve böylece danışanda direnç oluşturmayacak bir anlatım yapısını korumaktır.

Şimdi bu dil kalıplarına bir göz atalım.

Hipnotik Dil Kalıpları

1. Zihin Okuma [Mind Reading]: Bu bilgiye hangi süreçten geçilerek ulaşıldığı belirtilmeden bir kişinin duygu veya düşüncelerinin bilindiğinin öne sürülmesi

“Merak ettiğini biliyorum.”
Doğrusu “tahmin ediyorum” olmalıydı, ama “biliyorum” kelimesi daha güçlü bir etki yaratıyor.

2. Kaynağı Belirsiz Yargı İfadeleri [Lost Performative]: Kim tarafından ortaya atıldığı belirsiz yargı ifadeleri

“Merak etmek iyidir.”
Kişisel bir fikir genel kabul görmüş bir kural gibi ifade ediliyor.

3. Sebep-Sonuç [Cause & Effect]: Bir şeyin bir diğerine neden olduğunun ima edilmesi

“Her şeyin aslında sadece zihninde olduğu fark etmek olaylara çok daha farklı bir açıdan bakabilmeni sağlıyor.”
“Gözlerini kaparsan daha kolay gevşeyebilirsin.”

“Burada beni dinledikçe, kendini anlamaya başlayacaksın.”
Cümlenin ilk kısmı ikinci kısmı kaçınılmaz kılmıyor, ama önce doğru bir saptama yapılmış olması sonrasında yönlendirme yapılabilmesini sağlıyor. Okumaya devam et

Aynı Ürünü Rakibinden Daha Ucuza Alabilirim

Aynı Ürünü Rakibinden Daha Ucuza Alabilirim
Kayhan Yıldırım
Kaynak: http://www.muzakerebecerileri.com/blog/2016/4/22/ayn-rn-rakibinden-daha-ucuza-alabilirim

Dünya ekonomisi belki de tarihinin en ilginç dönemlerini yaşıyor. Arka arkaya yaşanan ekonomik krizler, alıcıların ellerinin daha sıkı olmasına ve daha sert indirim taleplerinde bulunmalarına yol açtı. Elleri güçlendi… Artık biliyorlar ki; pazar, alıcıların pazarı…

Zaman, alıcı ile satıcı arasındaki gücü, en azından dengelemek için çaba gösterme zamanı. Sert taktikler, blöfler, bel altı vuruşlar ve gereksiz masadan kalkışlar zamanı değil… Herkesin kazanabileceği, beraber oturup akıllıca konuşulduğunda, herkesin en iyi çıkarlarının sağlanabileceği satış müzakereleri yapmak mümkün.

Son zamanlarda yapılan araştırmalar ve kişisel deneyimler bizlere, müzakere ve satış konularında bir kaç ortak noktaya, acilen çözüm bulmamız gerektiğini gösteriyor:

Giderek artan fiyat odağı (sürekli indirim talebi)
Giderek artan metalaştırma (zaten ürünler aynı)
Giderek artan sadece fiyat odaklı müzakereler

Bu üç soruna da, hızlıca çözüm bulmak ister misiniz?

Müşterilerden, şu cümleleri sık sık duyuyoruz;

Daha hızlısını buldum…
Daha ucuza alabilirim
Daha iyi bir teklif aldım
Şirket içinde hallediyoruz
Rakibiniz daha iyi
Müşteriler her zaman ürününüzü/hizmetinizi diğerleri ile karşılaştıracaklardır. Yani anlaşamazsak, farklı alternatiflere ulaşabileceklerini söylemektedirler. Onlara göre tüm ürünler/hizmetler aynıdır. Amaçları, ödün vermenizdir. Okumaya devam et

Pazarlama ve Satışçılar İçin Renklerin Sırrı

Pazarlama ve Satışçılar İçin Renklerin Sırrı
Emrah Altuntecim
www.satispsikolojisi.com

Bu yazımı okuduktan sonra hayatınızda bazı yenilikler yapma ihtiyacı duyabilirsiniz. Kiminiz gardırobunu güncellemek isteyebilir, kiminiz mevcut kıyafetlerinizin nasıl kombine edebileceğinizi düşünebilir, kiminiz sevdiklerinizi onore etmeyi planlarken kiminiz ise kendi algı dünyasını analiz etmek isteyebilir… Bazılarımız ise pazarlama ve satış konusunda inovatif adımlar atmak da isteyebilir, köklü bir yenilenmeye ihtiyaç duyabilir. Ancak herkesin ortak deneyimi belki de şu olacak; makaleyi tamamladığınızda eğitim ve seminerlerimden sonra katılımcıların duyduğu heyecanın bir benzerini sizde hissedeceksiniz. Renklerin diğer duyu organları ve uyaranlar ile etkileşimi gibi ilginç noktaları da keşfetmek isterseniz “Satış Psikolojisi” isimli kitabımızı edinmeniz isabetli olacaktır.

Evet… Renkler hakkındaki düşünce yolculuğumuza başlayabiliriz…
Tabiattaki renkler; manyetik dalga olan ışığın değişik dalga boylarında algılanır. Değişik ışık tonlarında açıklık-koyuluk farklılıkları algılanır. Örnek vermek gerekirse; mavi renk retinanın hemen önünde odaklanır, bunun sonucunda ise mavi renk uzaklaşıyormuş hissini uyandırır. Renk spektrumunun kırmızı ucunda yer alan renkler ise retinanın arka kısmında oluşur ve bu nedenle baktığınızda kırmızı rengin üzerinize doğru geldiğini hissederiz. Okumaya devam et

Satışçıların Performansını Arttırmak İçin

Satışçıların Performansını Arttırmak İçin…
Emrah Altuntecim
Yönetim Danışmanı, Eğitmen ve Yazar

Satışta kilit nokta satışçıdır. Ancak özellikle büyük markaların mağazalarını gezdiğimde satışçıların şirket yöneticileri tarafından çok da önemsenmediklerini üzülerek görüyorum. Mağazalar tasarlanırken mağaza personelin performansı pek de göz önüne alınmıyor. Aşırı aydınlık mağazalar gördüm, satış danışmanların gözleri aşırı ışığa maruz kaldıkları için kan çanağına dönmüştü. Mağazalar gördüm, personelin dinlenebileceği bir alan yok, mağazalar gördüm küçük de olsa bir mutfakları ve hatta bir su ısıtıcıları veya buzlukları bile yok. Mağazalar gördüm tuvaletleri yok! Benim temel prensiplerimden biri şudur: “Mutlu etmek için önce mutlu olacaksın.” Bizler mutsuz insanlardan diğer insanları mutlu etmelerini bekliyoruz ve sonuçta da mutsuz oluyoruz. Çalışanlarına değer veren firmaların ise çalışanları daha mutlu.. Çalışanlar da müşterilerin mutluluğu için doğal olarak sonuna kadar gayret sarf ediyorlar. İşim matematiği kısaca şudur: Çalışan mutluluğu=Müşteri Mutluluğu. Çalışanına değer vereceksin ki çalışanların da müşterilerine hak ettiği değeri tüm içtenliği ile sunabilsin. Bunun için de bir ermiş ya da filozof olmak gerekmiyor. Önce yöneticilerin manevi yönlerini kuvvetlendirmeleri, kişisel gelişim seminerlerine katılmaları, mesleki eğitimlerle bilgilerini tazelemeleri ve yüreklerindeki insan sevgisini personelleri ile paylaşmaları gerekiyor. Kölelik dönemi bitmesine rağmen kurumsal kölelik devam ediyor. Siz bu kölelik sisteminin bir çarkı olmamalısınız, mağaza çalışanlarının dünyanın en fedakar insanları olduğunu unutmayın. Gerçekten de yapılan araştırmalar mağazacılığın dünyanın en zor ilk 10 mesleğinde biri olduğunu gösteriyor. Bu işi yapan insanlar hobilerine zaman ayırmakta zorlanıyor, yeterince okumuyor, çoğu aile bile kurmakta zorlanıyor. Siz ayaklarınızı uzatıp TV’de Güldür Güldür Şov’u keyifle izlerken mağazacılar günün en stresli işlerinden biri olan kasa kapatma işlerini yapıyor, mağazayı derleyip topluyor.. Siz bu insanlara “müşterilere neden gülümsemiyorsunuz?” diye sorduğunuzda size verecekleri onlarca cevap olabilir.. Dolayısıyla mağaza atmosferine mağaza çalışanlarına yardımcı olabilecek, onların daha sağlıklı ve neşeli bir psikoloji içinde çalışmalarına yardımcı olacak fiziksel koşulları mağaza atmosferi içine dahil etmelisiniz. Okumaya devam et

İkna Teknikleri Taktik; Gizli Hipnotik Dil Kalıpları

İkna Teknikleri Taktik; Gizli Hipnotik Dil Kalıpları
Nilay Karagülmez Abamor
Kaynak: http://www.indensebb.com/2012/04/makale-ikna-teknikleri-taktik-gizli.html

1Karşınızdaki insanın ruh halini, dilediğiniz yöne çekmenizi sağlayacak özel, sözel sırlar vardır. Hipnotik Dil Kalıpları kavramının kökeni varsayımlardan oluşur. Bu sözlerinizin ardında gizlenen, asıl niyettir.
Örneğin; ‘Sanırım hızlı okuma yeteneğin sayesinde bu kadar çabuk öğreniyorsun’ dediğinizi düşünelim. Bu cümledeki varsayım, hızlı öğrenmeyi sağlayan bir şeyler olduğudur. Bu da tahminen hızlı okuma yeteneğidir.
Bu örtülü varsayımların Hipnotik bir gücü vardır. Genellikle, dikkatle kurulmuş cümlelerde, karşıdaki insanın beyninin hemen farkına varacağı ve sorgulamadan kabulleneceği bir çok varsayım bulunur.
Bir başka örnek daha vermek gerekirse; ‘Bu özel rapor üzerinde çalışmaya başlamadan önce bir şeyler atıştıralım, olur mu?’ Bu cümlede, söz konusu kişinin o ‘özel rapor’ üzerinde çalışacağı varsayılmaktadır. Bu arada, cümlenin sonundaki ‘olur mu’ ya dikkat ettiniz mi? Bu, genellikle başın evet anlamında yukarı aşağı sallanması eşliğinde kullanılan bir yönlendirme tekniğidir. Karşınızdaki insan bu isteğinize genellikle onay verecektir.
Hipnoz araştırmaları yapan insanlar, bir insanı belirli ruh hallerine sokmanın, hipnozcunun dilediği şey hakkında düşünmeye başlamasını (ürününüzü satın almak, sunduğunu hizmetlerden yararlanmak, sizin adayınıza oy vermek, projenize yardımcı olmak) sağlamanın çeşitli yöntemleri bulunduğunu tespit etmiştir.
Bir şeyi hayal etmek, o şeyi elde etme ya da ondan uzak durma sürecinin ilk adımıdır. Ardından, bize ürünlerimizi ya da hizmetlerimizi satın alma, önerimize onay verme, o andaki hedefimizi gerçekleştirme konusunda ne yapmayı düşündüklerini anlatmalarını isteriz.
Okumaya devam et