Üreticilerimizin Markalaşması Ve Zincir Marketler

Üreticilerimizin Markalaşması Ve Zincir Marketler
Ufuk Gergerlioğlu
http://www.paradigmaconsultancy.com

Zincir marketlerle çalışmak, markalaşma yolunda ilerlemeye çalışan üretici firmalarımız için hem bir fırsat hemde bir tehdit olarak algılanmalıdır. Zincir marketler, özellikle uluslarası zincir marketler, kendi sistemlerini, her yönüyle değerlendirerek koruma altına almak zorundadır. Çünkü, zincir marketlerin maliyet yükü çok yüksek düzeydedir. En ufak bir sistem bozukluğu, zincir marketlerin çok zor duruma düşmelerine sebebiyet verebilir. Bu temel sebeplerden dolayı, zincir marketlerle çalışma konusunda üreticilerimizin, çalışma sistemlerini çok iyi düzenlemiş olmaları gerekmektedir. Bazı üretici firmalarımız zincir marketlere ürün vermenin çok karlı olduğunu düşünüp bir anda zincir marketler aracılığı ile markalaşabileceklerini zannedebilirler.
Çok büyük olarak nitelediğimiz üretici firmalar bile kendi sistemlerdeki aksaklıklardan dolayı zincir marketler karşısında zor durumda kalabilmektedir. Bilhassa ürün kategorisi geniş olan üretici firmalarımız, kendi sistemlerindeki yoğun bürokratik yapılanmadan dolayı büyük bir valör kaybı yaşamaktadırlar. Üreticilerimiz kafasında “marka olmak için zincir marketlere ürün vermek gereklidir” uzlaşısı hakim görünüyor. Okumaya devam et

Marka İsmi Kökenleri ve Türleri

Marka İsmi Kökenleri ve Türleri
Murat Şaylan

Gün içinde hiç fark etmeden binlerce marka ile karşı karşıya kalıyoruz. Birlerce isim karşımıza çıkıyor. Kimileri aklımıza kolayca giriyor, kimilerini hatırlamakta zorlanıyoruz, kimilerini ise fark etmiyoruz bile…
Kötü de olsa iyi de olsa marka isimlerinin kökenlerini ve konuluş hikayelerini hep merak etmişimdir. Bu isimleri kim koyar, isim nereden aklına gelmiştir, kimlere danışmıştır, hangi isimleri elemiştir, öğrenmeye çalışırım. Zaman zaman elime geçen bu hikayelerin en ilginç olanlarını aşağıda okuyabilirsiniz.
Vakko: Vitali ve Alber Hakko kardeşlerin isimlerinin baş harfleri ve Hakko soyadının ‘kko’ kısmının birleştirmesiyle oluşan bir marka.
DYO: DYO adı, Durmuş Yaşar ve Oğulları Boya ve Vernik Fabrikaları A.Ş.’nin kısaltılmışıdır. 1954 yılında kurulan DYO, Yaşar Holding Boya Grubu’nun ilk boya fabrikası. Okumaya devam et

Marka İsmi

Marka İsmi
Murat Şaylan

Yazılarımı okuyan bir çok girişimci kuracağı firma, açacağı mağaza veya piyasaya süreceği yeni bir ürün hakkında benden isim önerisi istiyor.
İsim bulma çalışması emek isteyen bir çalışma. Boya küpüne fırçayı daldırıp duvarı boyamaya benzemiyor. Detaylı bir çalışma yapmanız gerekiyor ve bir-iki hafta sürebiliyor. Dolayısıyla isim önerisi talep edenlere bu işi bir bütçe dahilinde yapabileceğimizi söylüyorum ve genellikle film burada kopuyor. Açacağı ofiste toplantı odasına koyacağı masayı bedava alamayacağını gayet iyi bilen girişimci adayı firmasına/markasına koyacağı ismi nedense bedavaya alabileceğini düşünüyor. Her halde ofisindeki masanın marka isminden daha değerli olduğunu düşünmesinden böyle kaynaklanıyordur. Belki de çocuğuna isim koyarken hiç zorlanmadığını hatırlıyordur ve doğacak çocuğuna isim önerisinde bulunan eş-dost para istemediği için marka ismi bulmaya para ödemeyi içine sindiremiyordur.
Tabi bazı girişimci adayları da hakikaten üç parayla yola çıktıkları için isim bulmaya bütçe ayıramayacaklarını söylüyor. Onları da anlıyorum ama onlar da beni anlamalılar; zira isim bulmak için yapılacak çalışma zahmetli. Bu taleplere ücretsiz cevap verirsem evime ekmek götüremem.
Ayrıca, bir markaya isim beğenmek çok göreceli bir iştir. Genelde markanın sahipleri başkalarının önerdiği veya beğendiği isimleri markalarına koymak istemezler. İsim bulma çalışmasını nasıl yapacaklarını da bilmediklerinden paralize olurlar. Bu yüzden işi bize verirler. Bize isim çalışması yaptırtmasına rağmen markasına soyadını veya kızının/oğlunun adını veren girişimciler olmuştur. Bu yüzden bazı girişimcilerin isim bulma çalışmasını bizzat kendisinin yapması daha hayırlı olacaktır.
En iyisi; cimri girişimcilere de, bütçesiz girişimcilere de, isim babası olmak isteyen girişimcilere bir kıyak yapıp, isim bulma yöntemimi açıklamak olacak sanırım. Böylece benim kullandığım yöntemle isim bulma çalışması yaparak daha doğru marka isimleri bulabilirler. (Eeee ne demiş atalarımız; balık verme, balık tutmayı öğret)
Şimdi marka ismi bulmak için yapacağınız işlemleri adım adım sizlere açıklıyorum. Bu adımları atarak çalışırsanız çok iyi marka isimleri bulacağınızı garanti ederim. Okumaya devam et

Pazarlamanın Gizli Gücü: Koku…

Pazarlamanın Gizli Gücü: Koku…
Eren Gökyer

1Kurumsal kimlik, kurumsal logo, kurumsal itibar, kurumsal disiplin gibi tanımlamalar, iş dünyasında çok kullanılan, profesyonelliğin işareti olan kavramlardır. En azından yaptığımız bir sohbette, okuduğumuz bir makalede, izlediğimiz bir yayında yukarıda bahsedilen tanımlamalara illaki denk gelmişizdir. Peki “kurumsal koku”. Evet yanlış okumadınız; “Kurumsal Koku” da, günümüzde markaların kimliğini, pazarlama mesajlarını ifade eden, son kullanıcının satın alma fikri üzerinde oldukça etki eden bir olgu haline gelmiştir.

“Kokusal Pazarlama” (Scent Marketing) adı verilen pazarlama stratejisi markalar tarafından etkin bir şekilde kullanılıyor. İnsanın sahip olduğu 5 duyu arasında en etkin olanı koku alma duyusudur. Bir insan, görmeden, duymadan hayatını devam ettirebilir; fakat nefes almadan yaşaması mümkün değildir. Bilimsel olarakta açıklandığı üzere, insan günde 20 bin kez nefes alıp verir ve aynı zamanda aynı sayıda etrafını koklar. Bu gücü fark eden markalar, “Kokusal Pazarlama” stratejilerini devreye koyarak müşteriler satın alma kararlarında etkili olmaya çalışıyorlar.

Bir mağazaya ya da mekana girdiğimizde, neredeyse hepimizin ilk dikkatini çeken, ortamın kokusu olur. Ortamın kokusuna göre izlenimimiz olumlu ya da olumsuz olur. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; bir kişi iyi bir izlenim edindiğinde mağazada ya da mekan da kalış süresi otomatik olarak %20 artıyor ve bu da %70 daha fazla satış yapma ihtimalini oluşturuyor. Okumaya devam et

Modern Zamanlarda Marka Bilinci

Modern Zamanlarda Marka Bilinci

Şeyda Selçuk

Kaynak: http://dijitalpano.wordpress.com/2013/05/24/modern-zamanlarda-marka-bilinci/

 

Modern zamanlarda markalar, bizim bildiğimiz/alışık olduğumuz markalardan biraz farklı…

Modernlikle gelen bu yeni kavram; “marka bilinci” nasıl bir şeymiş, markalar artık nasıl bir tondan/neler söylüyorlar, neler söylemiyorlar… Buyrunuz hep birlikte okuyalım:

Modern Zamanlar

“Modern Zamanlar” an itibarı ile içinde bulunduğumuz bir zaman dilimi… Modern zamanın tanımı sanki tamlamanın içinde gizli gibi; bugün yaşadığımız zaman “modern zaman”, tıpkı yarın yaşayacak olduğumuz gibi… Böyle düşününce zaman nasıl sınırsız ve akıcı ise, modernizm de aynı akıcılıkta hayatımızda mı sorusu geliyor aklıma? Üzerinde düşünülmesi gereken bir soru, biz markalarla modernizm ilişkisine geri dönelim.

Küçülen Dünyada İletişim Kolaylaşıyor mu?

Dünyanın küçüldüğü bir zaman dilimindeyiz. Eskiden çok uzak dediğimiz destinasyonlar artık neredeyse yanıbaşımızda gibi… İstersek konuşuruz, istersek izleriz… Herkesle her an, istediğimiz her yerden, pek çok farklı biçimde iletişim kurabiliriz. Bu yazıyı çok uzak bir yerden okuyup, yorum yazabilirsiniz, ben size birkaç dakika içinde cevap verebilirim.

Teknoloji bu kadar gelişince, iletişim kurmak da aynı oranda gelişiyor mu? Bu coğrafi sınırsızlık ve teknolojik çeşitlilikte markalar için farkındalık yaratmak kolaylaşıyor mu? Galiba göründüğü kadar kolay/hafifletici değil… Okumaya devam et

Nöro Marketing; Karar veren Ben miyim Beynim mi?

Nöro Marketing; Karar veren Ben miyim Beynim mi? 

Nilay Karagülmez Abamor

Herkese Merhaba;

Türkiye’de sadece 4 ay önce kullanılmaya başlanan ancak her zamanki gibi Amerika’da kullanımı çok öncelere dayanan yeni bir kavramdan bahsetmek istiyorum. Nöro-Marketing. Aslında farkında olmadan hepimize uygulanan bir yöntem bu..

Şimdi pazarlamada nereden çıktı sen IK’cısın diyenlere kısa bir açıklama yapmak istiyorum.. Sizlere gönderdiğim anketlerde çok farklı konularla ilgili bilgiler istemiştiniz.. hatta bana spor yorumları yap diyenleriniz bile olmuştu..

Nöro-Marketing neden Pepsi değil de Cola aldığınızı ya da aynı fiyatta 2 ürün varken neden üzerinde indirim yazan etikete yönlendiğinizi açıklayan bir yöntem..

Pazarlama dünyası yeni bir stratejiye iki elle sarılmış durumda: Nöro pazarlama. Yani tüketicilerin beynini okuyarak, hangi markayı neden tercih ettiğini tespit etme. Bilimsel araştırmalar da beğeniyi markaların imajının belirlediğini doğruluyor.  Okumaya devam et

Logo Tasarımında Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Logo Tasarımında Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Şeyda Selçuk

logo

Bu yazıyı özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin dikkate almasını rica edeceğim.

Logo tasarımının bir firma için oldukça önemli olduğunu düşünüyorum, ülkemizde tüm tasarım alanlarında olduğu gibi bu alanda da bir miktar ihmal var… Oysa sürdürülebilirliğin kriterlerinden birinin de iyi tasarım olduğu vurgulanıyor… Hal böyle iken sizlerle “Etkili bir logo tasarımı nasıl olmalıdır? Nelere Dikkat Edilmeli?” vb. konularda bir yazı paylaşmak istedim…

Yeni kurulan veya yeni bir logoya ihtiyaç duyan işletmeler için… Buyrunuz logo tasarımında dikkat edilecekler:

Okumaya devam et

Hizmetkâr marka olmak

Hizmetkâr marka olmak

Güventürk Görgülü
Uluslararası tüketici trendlerini izleyen ve düzenli olarak raporlayan Trendwatching.com’un Ekim 2012 raporu “Servile Brands” başlığını taşıyor.

Servile” kelimesi bana sorarsanız yurdumuzun yaygın deyişiyle biraz, “maksadını aşmış” bir niteleme. İngilizcede hem “gurursuz, aşağılık” hem de “köle” anlamına geliyor. Dünyanın doğusunda, tek bir kelime içinde bir araya gelmesi pek mümkün olmayan bu iki sıfatın, tek kelimede toplanmış olmasını batı kafasının bir ayıbı olarak görüp bir kenara bırakırsak, anlatılmak istenen şeye kısaca “Hizmetkâr markalar” diyebiliriz.

Trendwatching, bu trendi tanımlarken, günümüzde tüketicilerin her zamankinden daha talepkâr, zaman yoksunu, bilgi sahibi ve seçeneğe doymuş olduğundan söz ederek bu durumu fırsata çevirmek isteyen markaların “Servile” olması gerektiğini söylüyor.

Tabii burada “Hizmetkâr marka”nın tüketiciyle her an “yalakalık” veya “dalkavukluk” ilişkisi içinde bulunan marka anlamına gelmediğini hemen belirtelim. 2008 Trend Raporu’na dayanarak 2008 Ocak ayında bu köşede yaptığımız “Hizmetkâr marka” tanımını hatırlayalım:

“Müşterilerin hayatlarına oradan buradan gizlice girip, karşılarına çıkıp ‘beni seç, beni seç!’ diye bağırmak yerine, onlara ilgilerini çekecek akıllıca yollarla yardımcı olup ürünlerimizi neden onların hayatlarında konumlandırmalarını sağlamıyoruz? Günümüz dünyasında ‘vermek’ artık en önemli olgulardan biri. Önümüzdeki günlerde ‘hizmetkâr’ olmayan hiç bir marka kalmayacak. Müşterilere hayatlarını kolaylaştırmak için yardımcı olduğunuzda bunun karşılığını mutlaka göreceksiniz.” Okumaya devam et

Markalaşma

Markalaşma

Mehmet Ünver

 

Markalaşma stratejileri :

Markalaşma bir firmanın en stratejik yatırımlarından biri konumundadır. Bu nedenle markalaşmayı yalnızca isim, sembol, tasarım ya da bunların kombinasyonunun geliştirilmesi ile sınırlı olarak ele almak, bu stratejik yatırım alanında son derece riskli bir girişim anlamına gelmektedir.

Marka kişiliği oluşturmanın önemi :

Markalaşmanın başarılı bir girişim sayılabilmesinin ön koşullarından biri, ürün ya da firmaya kişilik kazandırmasının sağlanmasıdır. Günümüzün önde gelen markalarının tümünün, müşterileri ve potansiyel müşterileri nezdinde bilinen özgün kişilikleri vardır. Araştırmalar, tüketicilerin markalar ile çevrelerindeki insani kişiliklerle girdikleri türde ilişki içinde olduklarını ortaya koymaktadır. Bazı markalar tüketicilerin rasyonel yönlerine (bir diş macununun dişlerin çürümesini önlemesi gibi) çekici gelirken, kimi markalar da tüketicinin sempati/ yakınlık duyma ya da aidiyet hissetme gibi duygusal yönlerine hitap etmektedirler. İster rasyonel ister duygusal yönlerine hitap etsin, marka kişiliğinin tüketicilerin satın alma kararları üzerinde son derece ağırlıklı etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Marka kişiliğinin önemli boyutlarından biri de, tüketicinin sözkonusu markalı ürünleri kullanarak ya da sözkonusu marka/firmadan alışveriş yaparak mevcut ya da özlemlediği yaşam tarzını, başkalarına göstermek istediği farklılığını ifade etmesine olanak tanımasıdır. Okumaya devam et

Marka Nedir?

Marka Nedir?
Ahmet Ünver

MARKA:
Benzer ürünleri ya da hizmetleri başkalarının ürün ya da hizmetlerinden ayırt etmek üzere kullanılan ya da belirli bir hizmetin sunulması sırasında kullanılan AYIRT EDİCİ İŞARET marka olarak tanımlanmaktadır. Sözcükler, Sayılar, Harfler, Şekiller, Ürünün Şekli veya Ambalajı ile bunların birlikte sunuluşları marka olarak değerlendirilmektedir.

Marka koruması, ürün ya da hizmetlerinde marka kullanan marka sahiplerini koruyan bir sistemdir.

Marka tescilinin amacı, özel yasa ile getirilen korumadan yararlanmak anlamındadır. Okumaya devam et