Perakende Matematiği Olmadan Perakende Yönetimi Olmaz!

Perakende Matematiği Olmadan Perakende Yönetimi Olmaz!
Aydın Yıldız

retail

Perakende matematiği bilmek ve süreç içinde uygulamak doğru ve sağlıklı bir perakende yönetimi için olmazsa olmaz hükmündedir.

Bu kadar açık!

Perakende iş modeli olarak çoklu detay yönetimidir. Detayları yönetmek ise güçlü bir perakende matematiği, periyodik KPI ölçümler ve perakende analitiği ile mümkündür. Son dönemde “perakende iş zekası” ve “data zekası” olarak hızla perakende organizasyonları içinde yer alan “İş zekası” departmanları bu alandaki doğru ilerleme için bir güven adacığı olma karakterini korumaktır.

Perakende özünde bir aksiyon zincirlemesidir.

Perakendede sahada üretilen belki milyonlarca aktivite perakendenin mutfağına “veri-data” olarak düşmektedir. Perakendenin mutfağında yeni ve doğru kararlar, sağlıklı ve hedefinde ilerlemeler için bu büyük veri analize ihtiyaç duymaktadır.

Manivela hiç kuşkusuz: Perakende Matematiğidir. Okumaya devam et

Üzgünüz Ama Siz Duyuyoruz

Üzgünüz Ama Siz Duyuyoruz
Fatih Gümüş

111Satış ve pazarlama sektörünün en büyük handikaplarından biri hiç şüphesiz, satış elemanlarının müşterinin yanında, birbirleriyle girdikleri polemiklerdir. Satış elemanının bilinen bilinmeyen pek çok nedenden dolayı mesai arkadaşlarıyla müşterinin yanında veya duyabileceği mesafede tartışması ve ya daha ileri giderek itişip kakışması müşteri için alış-veriş ortamında istendik en son şeydir. Çünkü müşteri dingin bir ortamda yapmak ister alış-verişini.

Bilindiği gibi iyi ya da kötü olayların yaşanılan ortamda hatırlanma olasılıkları oldukça yüksektir. Bundan dolayı da müşteri hoş olmayan hatıraların yaşandığı ortama tekrar gitmek istemez. Zira nahoş anımsamalar tedirginlik kaynağıdır. Tedirginlik ve tedirginliğe bağlı olası gelişmeler müşterinin ayağını olay mahallinden keserek, daha huzurlu yerlere yönlendirir. Bu da işletme için kapatılması güç açık bir kayıptır. Okumaya devam et

Büyük Veri

Büyük Veri
Dr.Zeki Yüksekbilgili

222Gerçekten inanılmaz bir dünyada yaşıyoruz. Bu gün, her 24 saatte 2.5 kentilyon (25000000000000000000 – 2,5 ve 18 tane sıfır) byte veri üretiyoruz. Veri üretme konusunda o kadar ileri gittik ki; Dünya’da üretilen toplam verinin %90’ı son 2 yılda üretildi. Bu veri sosyal medya paylaşımları, arama motoru verileri, elektronik postalar, bloglar, fotoğraflar, videolar, GSM operatörlerinden elde edilen arama kayıtları gibi birçok farklı kaynaktan elde ediliyor. İşte elde edilen tüm bu verilerin anlamlı ve işlenebilir olarak dönüştürülmüş biçimi ‘büyük veri’ olarak adlandırılıyor.

Bu hızda veri üretilmesi durumunda, 2020 yılında Dünya’da kaydedilen verinin 35 Zettabyte (1 Zettabyte = 1.099.511.627.776 Gigabyte) gibi devasa bir boyuta ulaşacağı tahmin ediliyor. Tam da bu noktada önemli iki problem ile karşı karşıyayız; bu veriyi saklamak (Twitter her gün 7 terrabyte, Facebook 10 terrabyte veri saklıyor) ve bu veriyi hızla analiz etmek ve sonuç çıkartmak… Okumaya devam et

2016 Yılı Pazarlama Trendleri

2016 Yılı Pazarlama Trendleri
Zeki Yüksekbilgili

http://www.yuksekbilgili.com

Koca bir yılı yeniden geride bıraktık. 2015 yılı birçok açıdan hem Dünya hem de Türkiye için farklı bir yıl oldu. Gelenek olduğu üzere, bu sene de her sene yaptığım gibi yılın son ayında bir sonraki yıla damgasını vuracak olan pazarlama trendlerini bir araya getirdim. 2016 yılı ile ilgili pazarlama planlarınızı yaparken, yeni yılda gerçekleştireceğiniz pazarlama stratejilerinizi belirlerken bu trendleri göz önüne almanızda büyük fayda olacaktır.

1- İlişki pazarlaması daha da değerlenecek
Tüm pazarlamacılar artık müşterileri hakkında çok geniş bir bilgi setine sahip, dolayısıyla tarihte hiç olmadıkları kadar çok müşterilerini tanıyorlar. Müşterilerin bu kadar iyi tanınması ile kişiselleştirilmiş pazarlama uygulamaları daha da artacak, müşterileri daha uzun süre markaya bağlı tutacak ama gerçekten müşteri gözünde değerli uygulamaların sayısı 2016 yılında artacak. Kitlesel pazarlamanın belki de en hızlı düşüşünü 2016 yılında beraberce deneyimleyeceğiz.

2- Geçici pazarlama (ephemeral marketing) yaygınlaşacak
Geçici pazarlama (ephemeral marketing) saniyeler içerisinde oluşturulan ve yine saniyeler içerisinde yok olan pazarlama aktiviteleri anlamına geliyor. Yeni dünya düzeninde, herşeyin çok hızlı değiştiği bir dünyada son kullanma tarihi olmayan bir pazarlama aktivitesi olamaz. İşte geçici pazarlamanın mantığı da tam olarak bu mantık üzerine kurulmuş durumda. Artık uzun vadeli, izler bırakan pazarlama aktiviteleri değil, çok kısa süreli, anlık ve iz bırakmayan pazarlama aktiviteleri daha da yaygınlaşacak (Bu konuda en yaygın uygulama hala Snapchat).

Okumaya devam et

Başarılı Pazarlama Planı Yapmak

Başarılı Pazarlama Planı Yapmak
Zeki Yüksekbilgili

“Planlamada başarısız olanlar, başarısızlığı planlamış olurlar”
Benjamin Franklin

Başarılı Pazarlama Planı YapmakBir işletmenin başarılı olabilmesi ancak ve ancak pazarlama faaliyetlerinin başarılı olması ile mümkün olabilir. Pazarlamanın başarılı olabilmesi için ise, işletmenin pazarlama planının doğru olması gerekir. Büyük işletmelerin ellerinde nitelikli, tecrübeli pazarlamacılar olduğundan doğru pazarlama planı yapmak zorlayıcı değildir. Aynı işletmelerde, pazarlamaya ayrılan kaynaklar da gerçekten büyüktür. Fakat küçük
işletmelerde ne nitelikli ve tecrübeli işgücü ne de büyük kaynaklar vardır. Bu yüzden asıl mesele, bu işletmelerde başarılı olabilecek pazarlama planlarını yapmak ve bunları uygulamaktır.
Başarılı bir pazarlama planı hazırlamak için öncelikle iki temel bilgi konusunda emin olmak gerekir;
– Neredeyiz?
– Nereye Gideceğiz?
Her ne kadar, birçok işletme ve daha da önemlisi yönetici için ‘neredeyiz?’ sorusu çok gereksiz gözükse de, bir işletme, eğer kendi konumunu, bulunduğu noktayı, rakiplerini kaynaklarını, şirket kültürünü, müşterisini, pazarı, hatta çalışanları doğru analiz edemiyorsa pazarlama planının başarılı olması mümkün olmayacaktır. Bu konuda en hızlı sonuç alınabilecek analizlerden biri SWOT analizidir. Eğer doğru uygulanabilirse, ‘neredeyiz’ sorusuna bir cevap oluşturabilir. Hemen sonrasında, rakip analizi yapılması, rakiplerin doğru belirlenmesi için bir yöntem olacaktır. İşletmenin hedef müşterisini belirlemesi, hemen sonrasında mevcut müşterilerini analiz etmesi ve bu ikisi arasında bir kayma olup olmadığını anlaması gerekmektedir. Dolayısıyla bu teknikler ile kapsamlı, hızlı bir durum analizi yapılabilir.
İkinci en temel soru ise ‘nereye gideceğiz?’dir ve muhakkak cevaplanması gerekir. İşletmenin ulaşmak istediği hedefler nelerdir bunların açıkça belirtilmesi gerekir. Ama tam da bu noktada, hedefler belirlenirken gerçekçi olmak, ulaşılabilir hedefler seçmek, işletmenin mevcut kaynaklarını göz ardı etmeden hedefleri belirlemek çok ama çok önemli olacaktır. Ne yazık ki, tecrübelerim özellikle küçük işletmelerin pazarlama hedefleri koyarken mevcut durumlarını ve kaynaklarını göz ardı ederek hedef belirlediklerini sürekli gösteriyor.
Bir pazarlama planı hazırlarken aşağıdaki soruların, pazarlama planını hazırlayacak herkes tarafından bilinmesi ve aynı şekilde cevaplanması gerekmektedir; Okumaya devam et

Kendini Açma / Johari Penceresi

Kendini Açma / Johari Penceresi
Nilay Karagülmez

Kendini açma size paraşütsüz atlamak kadar korkutucu gelebilir. Kendinizi geri çekersiniz, çünkü reddedileceğinizi ya da onaylanmayacağınızı düşünürsünüz. Kendini açma, herkesle olan ilişkilerinizi heyecanlı hale getirir ve kişilerle yakınlık sağlar. Açıklık getirir ve hareketlendirir. Kendinizi açmanın önüne geçemezsiniz. Kendinizi açma basit bir şekilde şu şekilde tanımlanır: Kendinizle ilgili bilgi iletmek.

Öncelikle, iletişim, kendini açmanın diğer tarafında başka bir kişinin olduğu anlamına gelir. İç gözlem ve kendiniz hakkında bir günlüğe ya da anı defterine yazmak kendini açma olarak görülmez. İletişim, aynı zamanda, el ve kol hareketleri, duruş ve ses tonu gibi sözel olmayan dil yoluyla açığa vurma anlamına da gelir. Yukarıdaki cümlede verdiğim bilgi, karşı tarafa anlattığınız şeyin, onun için yeni bir bilgi olduğu anlamına gelir, eski konuların ve hikayelerin yeniden bir araya getirilmesi değil. Bu tanımdaki anahtar sözcük: Kendinizdir. Bu kendi gerçek benliğinizdir

Bu noktada Johari Penceresi devreye giriyor.

johari

İnsanları bütün yönleriyle tanımak mümkün değildir. İnsanları bütün yönleriyle anlamak mümkün müdür? Sorulması gereken asıl soru belki de şudur; İnsan kendisini bütün yönleriyle anlayabilir mi ki? başkalarını da anlayabilsin?

Joseph Luft ve HaryIngram tarafından geliştirilen ve yazarlarının ön adlarının birleştirilmesiyle JOHARİ PENCERESİ olarak anılan teknik, açık iletişimden ne kastedildiğini ve iletişimin gerçekleştirilmesinde karşılaşılan sorunların giderilmesi yanında, güven sağlama ve danışmanlık sürecinde de kullanılmaktadır.

Bir başka deyişle Johari Penceresi, 2 veya daha fazla insan arasındaki kişi tarafından bilinen yani paylaşılan ya da kişinin kendi tarafından bilinmeyen , paylaşılmayan iletişimi inceleyen bir yöntemdir. Okumaya devam et

Müşteri Memnuniyeti

Müşteri Memnuniyeti
Gülbeniz Akduman

MÜŞTERİ KİMDİR?
İşimizin asıl amacı ve var olmamıza borçlu olduğumuz tek ve en önemli merciidir.
Müşteri; içtiğimiz çayın, bindiğimiz servisin, kullandığımız bilgisayarların ,maaşlarımızın ödenmesini sağlayan tek ve en önemli kaynaktır.
M-Ü-Ş-T-E-R-İ

M EMNUNİYET
Ü RETKENLİK
Ş ANS
T EŞEKKÜR
E MPATİ / EKİP ÇALIŞMASI
R AHATLAMA
İ LGİ

MEMNUNİYET: Müşteri aldığı hizmetten memnun olmak ister.
ÜRETKENLİK : Müşteri beklentilerinin karşılanması için üretkenlik bekler.
ŞANS : Müşterinin tercihi olmak bizim için şanstır.
TEŞEKKÜR : Tercihinin sonunda bizden teşekkür bekler.
EMPATİ / EKİP ÇALIŞMASI : Müşteri anlaşılmak ister, beklentilerinin karşılanması ise ekip çalışması gerektirir.
RAHATLAMA: Sorunlarını aktardığında, çözüme ulaşmasını ve rahatlatılmayı bekler.
İLGİ: Her zaman, her koşulda ilgi bekler.

Müşteriler çalışacağı firmaları reklamları , görünümü ,duydukları teknik özelliklerinden dolayı seçerler Çoğu zaman tecrübe ettikleri firma çalışanlarının TUTUMLARI VE DAVRANIŞLARINDAN ÖTÜRÜ ŞİKAYETLERİNİ BELİRTMEDEN TERK EDEBİLİRLER..

MÜŞTERİNİN BEKLENTİLERİ

Okumaya devam et

Müşteri ve Siz!

Müşteri ve Siz!
Gülbeniz Akduman

  • “Evet” cevabı verilecek soruları sık sık sorunuz, müşteriye “Hayır” cevabı verilecek sorularla yaklaşmayın.
  • Bırakın müşteri konuşsun ve istek/şikâyetlerini ortaya koysun. Dinledikten sonra istek/şikayetini çözmeye çalışın.
  • Müşteriyi kesinlikle küçük düşürmeyin.
  • Tartışmayın, kazansanız bile kaybedersiniz.
  • Her müşteri önemlidir. Bunu asla unutmayın.
  • Müşteri zevk, istek ve alışkanlıklarına saygılı olun.

Okumaya devam et

Pazarlama Çağında “Pazarlamama”!

Pazarlama Çağında “Pazarlamama”!
Yrd. Doç. Dr. Poyraz Gürson
Araş. Gör. Elif Eşiyok Sönmez
Atılım Üniversitesi, İşletme Fakültesi

Pazarlama kavramı uzun yıllardır gündemde olan ve çoğu firma için pazarda tutunabilmek
amacıyla ürün, dağıtım, fiyatlandırma ve tanıtım için belirlenen stratejilerin temelini oluşturmaktadır. Pazarlama aslında tüketiciler ve üreticiler için gerekli olan mal veya hizmetlerin üretilmesi, bu üretilen mal ve hizmetlerin tanıtımının ve dağıtımının yapılması olarak tanımlanır (Elden, Ulugök ve Yeygel, 2005: 16). Bu dağıtım sürecinde belirlenen stratejilerde pazarlama stratejileridir. Pazarlama anlayışının başlıca ögeleri;

(1) Tüketici yönlülük, yani potansiyel müşterinin hedef ve beklentilerinin saptanıp ona göre pazarlama ve üretim yapılması,

(2) Bütünleşik pazarlama fonksiyonları, yani diğer departmanlar ile pazarlama departmanı arasında fiyat, tutundurma, dağıtım ve ürün gibi elemanlar arası uyum ve işbirliği sağlanması,

(3) Tüketicinin tatmini ve kar sağlanması, ancak burada satış öncesi ve sonrası tatmin düzeylerinin ölçümlerinin yapılması gerekmektedir (Tek, 1991: 13).

Ancak bu tip pazarlama stratejileri daha ziyade yeni piyasaya çıkmakta olan bir firma-marka tarafından tercih edilmektedir. İçerisinde bulunduğumuz küresel çağda örgütler kendilerini ifade etmek çeşitli pazarlama iletişim yöntemlerini kullansalar da, bazı durumlarda kurumlar pazarlamama (demarketing) stratejisini uygularlar.

Okumaya devam et

Cepte Müşteri

Cepte Müşteri
Fatih Gümüş

Dan Airley tarafından kaleme alınan “Akıl Dışı Ama Öngörülebilir” adlı kitapta yazar, insanların yaptığı bazı şeylerin, kendilerince ve diğer insanlarca mantıksız, hatta akıl dışı olarak görülmesine rağmen, mantıklı bir sebebe dayandığından bahsetmektedir. Bu bahis bize başımıza gelen olaylar karşısında sergilediğimiz davranışlarımızın henüz çözülememiş bir arka planı olduğunu göstermektedir. Öyle ki, bu arka plan, bir olay karşısında ne yapacağımızı, nasıl davranacağımızı bize işaret ediyor ancak neden öyle davranmamız gerektiğini söylemiyor. Biz buna kısaca sevk-i ilahi diyoruz.

Uzun sayılabilecek bu öznel ve nesnel girişten sonra asıl konumuza yani cepte müşteriye dönersek, pek çok işletme, müdavimleri olan müşterileri çantada keklik görüp, onları elde tutmak için yatırım yapacaklarına yeni müşteriler kazanmak için çabalıyor. Oysa Cepte müşteri, ya da kazanılmış müşteri asla sadece bir kişi değildir. Yapılan araştırmalar müşterilerin herhangi bir işletme hakkındaki olumlu veya olumsuz görüşlerini en az dokuz kişiye aktardığını göstermektedir. Aktarım hızının azalmasına rağmen görüş aktarılan dokuz kişide başka kişilere ikincil bir aktarım yaparak geniş bir etki halkası oluşturmaktadır. Yani cepte sanılıp ilgilenilmeyen müşteri, işletme daha farkına varmadan ilk etapta dokuz  kişinin ayağını o işletmeden kesebilir veya dokuz  kişiyi işletmeye bağlayabilir. Hal böyleyken işletmelerin, daha maliyetli olmasına rağmen yeni müşteri peşinde koşmalarını mantıklı sebeplerle açıklayabilmek güçleşiyor. Bundan dolayı da işletmelerin bu davranışlarını yukarıda bahsettiğimiz gibi “Akıl dışı ama öngörülebilir” olarak kabul etmekten başka çıkar yol kalmıyor. Okumaya devam et