Hipnotik Dil Kalıpları

Hipnotik Dil Kalıpları
Fırat Bolazar

Kaynak: http://nlpakademisi.com/akademi/milton-model/hipnotik-dil-kaliplari/

Milton Model, ya da Hipnotik Dil Kalıpları, terapi ortamında trans oluşturmak ve danışana etkili önermelerde bulunmak amacıyla Milton Erickson’un kullandığı bazı anlatım yapılarını içerir. Aynı kalıplardan yararlanarak günlük dilde de farklı ortamlarda kullanılabilecek cümleler üretmek mümkündür.

Milton Model Meta Model’in zıttı olarak görülebilir. Cümle yapılarının bir kısmı da, Meta Model’de “tecrübeden kopuk hatalı dil kullanımı” olarak ele alınan ve sorgulanan cümlelerle aynıdır. Burada amaç, danışanın öznel tecrübesiyle çatışmayacak, detayları farklı tecrübelerle örtüşüp uyum sağlayacak kadar genel ifadeler kullanmak ve böylece danışanda direnç oluşturmayacak bir anlatım yapısını korumaktır.

Şimdi bu dil kalıplarına bir göz atalım.

Hipnotik Dil Kalıpları

1. Zihin Okuma [Mind Reading]: Bu bilgiye hangi süreçten geçilerek ulaşıldığı belirtilmeden bir kişinin duygu veya düşüncelerinin bilindiğinin öne sürülmesi

“Merak ettiğini biliyorum.”
Doğrusu “tahmin ediyorum” olmalıydı, ama “biliyorum” kelimesi daha güçlü bir etki yaratıyor.

2. Kaynağı Belirsiz Yargı İfadeleri [Lost Performative]: Kim tarafından ortaya atıldığı belirsiz yargı ifadeleri

“Merak etmek iyidir.”
Kişisel bir fikir genel kabul görmüş bir kural gibi ifade ediliyor.

3. Sebep-Sonuç [Cause & Effect]: Bir şeyin bir diğerine neden olduğunun ima edilmesi

“Her şeyin aslında sadece zihninde olduğu fark etmek olaylara çok daha farklı bir açıdan bakabilmeni sağlıyor.”
“Gözlerini kaparsan daha kolay gevşeyebilirsin.”

“Burada beni dinledikçe, kendini anlamaya başlayacaksın.”
Cümlenin ilk kısmı ikinci kısmı kaçınılmaz kılmıyor, ama önce doğru bir saptama yapılmış olması sonrasında yönlendirme yapılabilmesini sağlıyor.

4. Karmaşık Eşitlik [Complex Equivalence]: İki şeyin anlamca eşit olarak ifade edilmesi

“Farklı hissetmen, değişmeye başladığın anlamına geliyor.”
Gerçekte farklı hissetmesi ille de değişmeye başladığı anlamına gelmez, ama terapi ortamında kabul edilebilir bir önermedir.

5. Ön Varsayımlar [Presuppositions]: Cümlede sorgulanmadan kabul edilenler

“Ne kadar çok şey öğrendiğinin farkında mısın?”
Kişinin çok şey öğrendiği varsayılıyor, sadece bunun farkında olup olmadığı sorgulanıyor.

6. Evrensel Niceleyiciler [Universal Quantifiers]: Evrensel genelleme (ya da bazen belirsiz isim) kullanımıyla cümlenin istisnasız olduğu izleniminin verilmesi

“Bunu herkes bilir.”
“Her zaman dikkatli olmalısın.”

7. Kipler [Modal Operators]: Olasılık (ya da imkansızlık) veya gereklilik anlatan ve hayatımızdaki kuralları oluşturan ifadeler

“Yeni şeyler öğrenebilirsin.”
Yalanlanması imkansız bir önerme. “Yeni şeyler öğreneceksin” demekten daha güvenli.

8. İsimleştirmeler [Nominalizations]: İsim haline getirilerek zaman içinde dondurulan süreç kelimeleri

“Farklı bir anlayışla, yeni bir kavrayışla bakmak olaylara….”
“Anlayış” ve “kavrayış” kelimeleri “anlama” ve “kavrama” süreçlerini zamandan soyutluyor.

9. Belirsiz Fiiller [Unspecified Verbs]: Anlamı ve içeriği açık olmayan fiiller

“Eğer istersen, başarabilirsin.”
“İstemek” ve “başarmak” fiilleri yoruma açık bırakılmış.

10. Belirsiz İfadeler [Lack of Referential Index]: Açık bir anlamı olmayan anlatımlar

“Biri düşünmeli.”

11. Eksik Karşılaştırma [Comparative Deletions/Unspecified Comparison]: Neyle ya da kiminle karşılaştırma yapıldığı belirsiz karşılaştırmalar

“Böylesi daha iyi..”
Neye göre daha iyi?

12. Pekiştirme Soruları [Tag Question]: Direnci azaltmak amacıyla cümlenin sonuna eklenen sorular

“Bunu yapabilirsin, değil mi?”

13. Mevcut Tecrübeyi Takip Etme [Pacing Current Experience]: Danışanın gözlemlenebilen dış tecrübelerinin inkar edilemez bir şekilde anlatılması

“Şimdi orada öylece oturmuş beni dinliyorsun…”

14. Çifte Bağ [Double Binds]: Danışana hangisini seçerse seçsin istenen yönde yol alacağı iki seçenek vermek (aslında seçenek vermeden ’seçenekler var’ yanılgısı yaratmak)

“İstersen benim söylediklerimi takip ederek içe odaklanmaya başlayabilirsin, ya da istersen dışarıdaki hiçbir şeyi önemsemeden dikkatini tamamen içeriye verebilirsin.”
Her iki durumda da kişi transa yönlendiriyor.

15. Soru Şeklinde Dolaylı Komutlar [Conversational Postulate]: ‘Evet’ ya da ‘hayır’ şeklinde yanıtlanabilecek, ama aslında kişiyi belli bir şekilde davranmaya yönlendiren sorular

“Gözlerin kapalıyken daha kolay gevşeyebilir misin?”

16. Alıntılar [Extended Quotes]: Kapsamı net olmayan alıntı cümleler

“Geçen hafta onunla karşılaştım. ‘Söylediklerime kelimesi kelimesine uymalısın, çünkü doğru adımlar sonuca götürür’ dedi bana, ‘Şimdi söyleyeceklerimi asla aklından çıkarma’…”

17. Seçimsel Kısıtlama İhlali [Selectional Restriction Violation]: Bir nesneye canlılara ait vasıflar atfetmek ve benzeri imkansız anlamlı cümleler

“…ve bulutlar onun için ağladılar.”

18. Muğlaklık [Ambiguities]: Birden fazla anlamdan hangisinin geçerli olduğunun net olmadığı anlatımlar

a. Sessel [Phonological]: Benzer sesli (ya da eşsesli) farklı anlamlı iki ifade

“sıhhat“, “saat”
Konuşma sırasında benzer sesli kelimeler birbirini çağrıştıracak şekilde kullanılabilir.

b. Sözdizimsel [Syntactic]: Bir kelimenin sözdizimsel fonksiyonunun kolayca anlaşılamadığı şekilde kullanılması

“Bir çocuk gibi konuşacağım seninle.”
Konuşan mı, dinleyen mi “bir çocuk gibi”?

c. Kapsamca [Scope]: Cümlenin bir kısmındaki ifadenin cümlenin ne kadarını kapsadığının net olmadığı anlatımlar

“Yoğun duygular ve düşünceler…”
“Yoğun” kelimesi sadece duyguları mı niteliyor, yoksa düşünceleri de kapsıyor mu?

d. Zamanlama/Noktalama [Punctuation]:

Cümleleri ortak bir kelime ile bağlamak:
“Artık bu konuyu kapat gözlerini ve hayal et şimdi.”

Kasıtlı olarak yanlış yerlerde es vermek:
“Bedenin ve zihnin rahat… yarım saattir birbirleriyle yoğun şekilde iletişimde.”

Eksik bırakılan cümleler:
“Şimdi transa girmek için… Orada rahat mısın?”

19. Yararlanma [Utilization]: İletişim ortamında gerçekleşen ya da konuşulan her şeyi amaçlanan hedef doğrultusunda kullanmak

“Çevredeki sesler zihninin dağılmasını ve transa daha rahat girmeni sağlıyor.”
.
Hipnotik Dil Kalıpları’ndan bir ya da ikisini kullanmak nadiren büyük bir etki yaratır, ama konuşma boyunca birçok kalıp birlikte kullanılarak şaşırtıcı bir etki elde edilebilir. Yazılı kaynaklarda bahsi geçmeyen bir konu da, bu kalıpları monoton ve ruhsuz bir şekilde ardarda sıralamanın ‘hipnotik’ olmaktan uzak kalacağıdır. Beden dili ve ses tonunu iyi kullanmanın ötesinde, kendi ruh halini karşı tarafın ruh halini yönlendirecek şekilde kullanabilen kişilerin elinde (veya dilinde) bu kalıplar gerçekten hipnotik güce sahipler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir