Gözden Kaçan Fırsat Klasik E-ticaret

Gözden Kaçan Fırsat Klasik E-ticaret

Arda Kutsal

Web 2.0 girişimleri, yeni nesil internet ve buna bağlı sosyal ağlar, yaratıcı servisler derken aslında ülkemizde 2007-2010 yılları arasında inanılmaz bir büyüme yaşanacağı beklenen e-ticaret pazarını ikinci plana attığımızı hissetmeye başladım.

Klasik e-ticaret modelleri söz konusu pazarın büyük payını kapacak olmasının yanında, bir süredir gereken ilgiyi görmemektedir.

1. Sizce ülkemizde internet dünyası klasik e-ticaret servislerine doydu mu?

2. İstediğiniz her ürüne internet üzerinden ulaşabiliyor ve satın alabiliyor musunuz?

3. Ülkemizdeki e-ticaret servislerinin satış öncesi ve sonrası performansları başarılı mı? Sorduğum soruların aslında tümü bize genel çerçeveyi vermeye yetiyor. Ülkemizde internet üzerinden alışveriş yapabileceğiniz 10 tane servis ismi verin dersem sanırım liste şu isimleri öncelikli olarak kapsayacaktır. Hepsiburada.com, ideefixe.com, kangurum.com.tr, weblebi.com, estore.com.tr…

Bunların yanında biletix.com, yemeksepeti.com, gittigidiyor.com gibi farklı alan ve modellerde çalışan e-ticaret servisleri de kesinlikle aklınıza gelecektir.

Ülkemizde e-ticaret pazarının 2007 yılı sonunda 240 milyon doları bulacağı tahmin edilmektedir ve pastadan büyük payı yukarıda adı geçen servislerin alıyor olmasının yanında, yüzlerce irili ufaklı servis de bulunmaktadır.

Ancak pazardaki oyuncu sayısı halen olması gerektiği seviyede ve farklı ürün gruplarında referans verilebilecek nitelikte değildir.

Dünyadaki e-ticaret pazarına baktığımızda, özellikle Amerika’da artık pazarın üçüncü parti servislerin oluşmasına olanak tanır bir modelde çalıştığını bile görebiliyoruz.

Neredeyse her e-ticaret servisi tarafından sunulmakta olan gelir paylaşımı modelleri sayesinde, blogların bile söz konusu servis platformları üzerinden iş modelleri geliştirdiğine şahit oluyoruz.

Örnek vermek gerekirse Mighty Goods ve Outblush. Söz konusu iki servis de blog platformları üzerinde kurulmuş olup alışveriş tavsiyeleri vermektedir.

Sizce ülkemizde bu tarz bir servisi yayına alacak olsanız, kaç farklı e-ticaret servisinden ürün yayınlayabilirsiniz? Ya da kaç farklı ürünü e-ticaret sitelerine yönlendirebilirsiniz?

E-ticaret henüz ülkemizde olması gerektiği noktada değildir, ancak gelişimi devam etmekte olan ve önümüzdeki 2 yıl içinde büyük bir ivme ile ani bir atlama yapacak değerli bir fırsat alanıdır.

Bugün birçok popüler e-ticaret servisi satış öncesinde tüketiciye olması gerektiği kadar bilgi sağlayamamakta ve ürünlerin tedariği aşamasında da verdiği sözleri yerine getirememektedir.

Satış sonrasında ise ciddi bir garanti çelişkisi yaşanmaktadır.

Tedarik süreleri servisler üzerinde yer almakta olan uzun kuyruk grubu için belirtilen sürelerin 2 katı ve üzerinde sürmekte, ürünün arızalı çıkması durumunda tüketicinin memnuniyeti için en az 2 hafta süre gerekmektedir. Sözünü ettiğim negatif değerleri hem kişisel tecübelerim hem de sektörü dinlemem sonucunda edindiğim izlenimlere bağlı olarak aktarıyorum.

Ürün gruplarında güçlü, tedarik zinciri doğru modellenmiş ve üçüncü parti servislere teknoloji sağlayabilen e-ticaret servislerinin söz konusu pazara hızlı ve başarılı bir giriş yapabileceğini savunurum.

Ama bu kadar idealist yaklaşmadan klasik e-ticaret boyutunda, geniş ve ya belirli bir alana odaklı ürün grupları ile de sektöre girişin gerekli ve avantajlı olduğunu belirtmek istiyorum.

E-ticaret ülkemizde fırsatların olduğu bir pazardır ve bu alanda yer almak hem internet gelişimini desteklemek, hem yeni iş alanları yaratmak hem de ekonomiyi güçlendirmek adına değerli bir yaklaşımdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir