Dünya Kıpır Kıpır

Dünya Kıpır Kıpır

Prof.Dr.İsmail KAYA

Ekonomi ve iş hayatı “değişmeyen tek şey değişim” üzerine kurulu. Dünya değişiyor, hayat devam ediyor.

Hepimiz bilerek bilmeyerek, isteyerek istemeyerek dünyayı değiştirmeye uğraşıyoruz. Patronsak elemanlarımızı, siyasetçiysek halkı, medyaysak kamuoyunu, satıcıysak müşterileri, öğretmensek öğrencileri, anne-baba isek evladımızı ve yakınlarımızı etkileyip, değiştirip, biz gibi olmalarını bekliyoruz. Gücü yeten, gücü yetene kendine göre bir şekil vermeye çalışıyor. Berberde bile, “saçıma şöyle bir şekil yap” deyip, berberin işine dahi karışıyoruz.

İşin tuhafı, dünyayı değiştirmeye uğraşanlar da, değiştirilmeye çalışılanlar da, hayatlarından memnun görünmüyorlar. Bakıyoruz iki taraf da sürekli birbirinden şikâyetçi. Muhataplarını bir türlü “istedikleri biçime sokamadıklarını” düşünüyorlar. Alıcıdan memnun satıcı, satıcıdan memnun alıcı; vatandaşından memnun devlet, devletinden memnun vatandaş; okuyucusunu beğenen basın, basınını beğenen okuyucu görmeye hasretiz.

Küresel ısınma, siyasal çalkantılar, ticarî kavgalar, sosyal gerilmeler derken dünya dönüyor, her şey değişiyor. Ne oluyor, nasıl oluyor sorsanız, çoğu kimse söz birliği etmişçesine kendini dışlıyor, olup bitenleri hep başkasının işi ve eseri görüyor. O yaptı, bu yaptı, şu yapmış olmalı, filancanın eseri, vesaire deyip işin içinden çıkıyor. Sanki dünyada herkes bizimle uğraşıyor, bütün dünya birleşti üzerimize geliyorlar sanıyoruz.

Hâlbuki hayatı da dünyayı da bizler şekillendiriyoruz. Hepimiz, her birimiz, her gün yaptığımız ufak tefek işlerle kendi dünyamızı kendimiz oluşturuyor, değiştiriyoruz. Başımıza gelenler, şimdi ne, nerede ve ne durumda olduğumuz yaptığımız ufak-tefek sanılan nice işlerin sonucu.

Bazıları alay etseler bile, evde, işte, yolda tasarrufa riayet ediyor muyuz? Muslukları, ışıkları, ısıtıcıları kullanırken enerji ve su sıkıntıları hatırımıza geliyor mu? Direksiyonda iken “tabakhaneye yetişircesine” sürmekle, “gezintiye çıkmışçasına” kullanmak arasında % 20’lere varan oranda yakıt tasarrufu yapılabildiğini biliyor muyuz? Trafikte hız limitlerine uyuyor muyuz? Evde, işte insanlara tebessüm ediyor, onların tebessümlerine karşılık veriyor muyuz? Orada burada gördüğümüz çöpleri, pislikleri kaldırmaya, görevlileri haberdar etmeye cesaret buluyor muyuz? Her gün bir şey öğreniyor muyuz? Her gün birilerine bir iyilik-hayır yapıyor muyuz? Bize iyilik yapanlara teşekkür; iyi bir iş başaranları tebrik ediyor muyuz? Okuyup beğendiğimiz kitapları başkalarına da tavsiye ediyor, okutuyor muyuz? Kendimizden daha genç ve daha yaşlı insanlarla daha fazla zaman geçirmeye çalışıyor muyuz? Birbirimizi dikkatle dinliyor muyuz? Kendimize çeki-düzen veriyor muyuz?

Pazarlamacılar da dünyayı değiştiriyor. İnsanları değiştirmek, değişime davet etmekle meşguller. Her işletme bir grup insanı hedef alıyor, hedefledikleri insanları değiştirebildikleri oranda başarılı, o ölçüde kazançlı oluyorlar.

Bunun için, hayatımızı nasıl yaşadığımızı yakından inceliyorlar, bunu kendi lehlerine nasıl değiştirebileceklerini araştırıyorlar. Hayatlarımızın bir parçası olmanın yolları üzerinde düşünüyorlar. Ve buluyorlar.

Hayatımızı yeniden gözden geçirsek, önce kendimizi değiştirsek, her gün işe yarar bir değişiklik yaparak, hem kendi dünyamızı, hem de herkesle paylaştığımız bu dünyayı daha iyi, daha keyifle yaşanır bir hale getirsek nasıl olur?

Yerli ve yabancısıyla, kuruluş ve firmalarıyla, yöneticileri ve pazarlamacılarıyla birileri bizleri değiştirmeden önce …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir