PAZARLAMA MAKALELERI - Internetteki En Büyük Pazarlama Makale Arşivi - Marka Oluşturmak - Markalaşmak, Ama Nasıl?
PAZARLAMA MAKALELERI - Internetteki En Büyük Pazarlama Makale Arşivi
Marka Oluşturmak - Markalaşmak, Ama Nasıl? 
19/Mar/08, - Marka
Marka Oluşturmak - Markalaşmak, Ama Nasıl?
Numan Değirmenci

Mike Mooser "Marka Yaratmanın Beş Adımı" kitabında neden "Marka Oluşturmak", "Markalaşmak" zorundayızı şöyle açıklıyor: "Şirketininiz gerçekleri ile pazardaki algılanışı arasında herhangi bir çelişki söz konusuysa bir marka yol haritasına ihtiyacınız var demektir. Şirket dahilinde ve haricinde kuruluşunuzun istekleri ve değerlerini kavramayan kişiler bulunuyorsa bir marka yol haritasına ihtiyacınız var demektir. Güçlü bir markaya sahipseniz ve bunu yalın-açık bir şekilde şirketin yeni çalışanşlarına, yönetim kurulu üyelerine ya da tedarikcilere iletmenin bir yolunu arıyorsanız bir marka yol haritasına ihtiyacınız var demektir. Pazarlama materyalleri kuruluşunuzun hedefini ya da değerlerini tam olarak yansıtmıyorsa bir marka yol haritasına ihtiyacınız var demektir."

Peki nasıl? Devamını okumak için...
yorum ekle ( 1090 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 147 )
O Piti Piti Satış Elemanı Hangisi 
06/Mar/08, - Satış
O Piti Piti Satış Elemanı Hangisi
Banu Tuna

Umarım "O piti piti karamela sepeti..." şeklinde uzayıp giden ve grup oyunlarında adam seçmeye yarayan tekerleme hálá kullanılıyordur, yoksa başlık pek bir manasız kalacak.

Nereden çıktı şimdi tekerlemeden bozma başlığı atmak diyeceksiniz. Kalabalık mağazalara girdiğimde satış görevlisinin kim olduğunu tespit edebilmek için kullanmadığım bir bu yöntem kaldı da ondan. Diğer yöntemlerim ise şunlar:

Pazar yerini andıran mağazanın içinde en hareketsiz duran kişiye yönelmek. (Rakiplerinden önce aradığı şeyi kapma telaşı olmayan insan ancak bir satış danışmanı olabilir.) Devamını okumak için...
2 yorum ( 489 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3.1 / 119 )
Müşteri Rolünü Oynamak 
06/Mar/08, - Satış
Müşteri Rolünü Oynamak
Ahmet Edim

Profesyonel bir satış yöneticisi müşteri gibi düşünmelidir. Onların düşünceleri anlamalı, beklentilerini gözlemlemeli ve bunları satış sürecine aktarmalıdır. Bazen satış örgütünü de tıpkı müşteri gibi (müşteri rolü yaparak) denetlemelidir. Bu, kendisine, müşteri tarafında olmayı sağlar.

Milyonlarca dolarlık reklam harcamaları, üstün teknoloji ürün/hizmetler, çalışan personel, her yıl yaptırılan ürün araştırmaları ve daha birçok faaliyet müşteriler (satış) içindir. Satış sürecinde yaşanacak herhangi bir sorun, yapılan tüm çabaların boşa gitmesine neden olabilir.

Örneğin, müşteri olarak çok beğendiğiniz ve kafanızda iyi bir yerde konumlandırdığınız bir firmanın mağazasına gittiğinizde kimsenin sizinle ilgilenmediğim, personelin kendi arasında şakalaştığını ve reyonların üzerinde oturarak yemek yediğini düşünün. Karşılaştığınız sahne işletmenin olumlu imajının sonudur, böylece işletme sizi kazanmak yerine kaybetmiştir.
Devamını okumak için...
3 yorum ( 556 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 2.9 / 114 )
Müşteri Taraflı Bakış 
06/Mar/08, - Satış
Müşteri Taraflı Bakış
Ahmet Edim

Yeni dünya düzeninin bilinçli tüketicileri, harcadıkları her paranın, son kuruşuna kadar, ihtiyaçlarını karşılayacak ürünlere gittiğini görmek isterler. Pazarlama profesörü Birol Tenekecioğlu şöyle der: "Ben bir cep telefonu satın alırken kullanmadığım fonksiyonlarına para ödemek istemem.

Amacım sadece yakınlarıma ulaşmak ve iletişim kurmak ise neden kullanmadığım birçok özelliğe para ödeyeyim? Üretici firmalar tüketicilerin her türlü beklentilerini göz önünde bulundurmalıdır. Buna göre modeller geliştirmeli ve fiyatlandırmalıdır. Bu anlayış dünyada üretilen tüm ürün ve hizmetler için geçerlidir."

Sn. Tenekecioğlu'nun bu söylediklerine paralel davranan cep telefonu üreticileri, tüketicilerin her türlü beklentisini araştırmalarla analiz ederek ürünler geliştirmiş ve iletişimin dünya üzerinde yaygınlaşmasına büyük katkı sağlamışlardır. Bugün bu başarılı örnekleri her sektör için çoğaltmak mümkündür. Örneğin, otomobil üreticisi firmalar tüketicilerin beklentilerini (hatta ötesine) karşılamak için her yıl yeni modeller geliştirmekte ve milyonlarca dolarlık yatırımlar yapmaktadır. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 443 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 101 )
Başarılı Satış Görüşmesi 
06/Mar/08, - Satış
Başarılı Satış Görüşmesi
Ahmet Edim

Satışın en kritik zamanı, satış temsilcisi ve müşterinin karşı karşıya geldiği ilk tanışma ânıdır. Bu karşılaşmaya 'satışın kalbi' denilir. Alıcılara talepleri, istekleri ve arzu ettikleri kapsama yakın bir değer sunulmalıdır. Bu yapılmadığı takdirde çoğu zaman satış gerçekleşmeden görüşme sona erer.

Satış görüşmelerinden (toplantı, ziyaret vb.) sonuç alarak ayrılmak için, karar verme yetkisine sahip kişilerle bir araya gelinmeli ve önemli kararların bu esnada alınması gerekir. Milyon dolarlık bir satın alma kararını bir temsilcinin vermesi doğal olarak beklenemez ama şirketlerin üst yönetimlerine ulaşmak çoğu zaman imkânsızdır. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 768 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 2.8 / 93 )
Çantalı Satışcı Heyecanı 
06/Mar/08, - Satış
Çantalı Satışcı Heyecanı
Ahmet Edim

Bir satış yöneticisi, önce çeşitli kademelerde görev almalı, satış deneyimi ve heyecanı yaşamalı, daha sonra bir takımı yönetmeye talip olmalıdır. Bu deneyimin çok farklı şekilleri ve isimleri bulunmaktadır. Kendini alaylı olarak (üniversite eğitimi almamış ama yıllar içinde tecrübe kazanan) nitelendiren kimi satışcılar, geçmişlerini anlatırken 'Çantalı Satışcı' olduklarını söylemekten gurur duyarlar.

Kavram genel olarak şunları ifade etmek amacıyla kullanılır:

o Satışın çok çeşitli ve zor alanlarında uzun yıllar görev alındığını,
o Müşterilere ulaşmak ve ürünü satmak için tek tek ziyaretler yapıldığını,
o Satış hayatının ilk yıllarında kapı kapı dolaşarak müşteri arandığını,
o Derinlemesine bilgi sahibi olunduğunu,
o Satış heyecanının halen ilk günkü gibi sıcak sürdüğünü. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 338 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 89 )
Sabırlı Olma 
06/Mar/08, - Satış
Sabırlı Olma
Ahmet Edim

Globalleşen dünyamızın neredeyse her yerinde şiddetli rekabet yaşanmaktadır. Yeni ekonomik düzende satış departmanları tüketicilerle eskisinden çok daha fazla işbirliği yapmalıdır. Kurulan işbirliğinin devamlılığı için ise müşterilere karşı her zaman sabırlı ve hoşgörülü olunmalıdır. Bu hareket tarzı özellikle (satıcı ve alıcı arasında yapılan) birebir toplantılarda belirleyici rol oynar. Burada aşırı tepki veren, sinirlenen ve sabırsız davranan kişiler istediği sonuçlara kesinlikle ulaşamaz.

Satışta şöyle bir söylem vardır: "Herkesi dürüst gör ve saygılı davran, ancak tedbirli olmayı da ihmal etme." Bu son derece doğrudur, satış yöneticileri beden dilinden iyi anlamalıdır. Çünkü kimi zaman kurnaz alıcılar ürünün fiyatını yüksek bulduğunu ya da aradığı nitelikleri tam taşımadığını iddia ederek, ekstra bir şeyler talep edebilir. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 334 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 88 )
İyi Bir Dinleyici Olmak 
06/Mar/08, - Satış
İyi Bir Dinleyici Olmak
Ahmet Edim

Satışcı, müşterilerin görüş ve düşüncelerini, yorumlarını tam kapasiteyle dinleme ustalığına sahip olmalıdır. Anlatılanlardan çıkarımlar yapmalı ve işine uyarlamalıdır. İyi bir dinleyici olmanın yanı sıra, müşteriyle yapılan görüşmeyi satışa yönlendirmelidir.

Çünkü satış ziyaret ve toplantılarının temel amacı sonuca ulaştırmaktır. Yoksa futbol takımlarının ligdeki durumu, trafiğin her geçen gün artan karmaşıklığı ya da hangi siyasi partinin iktidara geleceğini tartışmak değildir. Bunlara da tabii ki yer verilebilir ama sözü gereğinden fazla uzatmak ve dolaştırmak her iki taraf içinde zaman kaybından başka bir şey değildir. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 288 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 82 )
Başarıları Paylaşmak 
06/Mar/08, - Satış
Başarıları Paylaşmak
Ahmet Edim

Pazarın önde gelen şirketlerinin satış yöneticileri, başarıları sadece kendilerine mal etmez, arkadaşları ile paylaşırlar. Çünkü başarı ortak bir çabanın ürünüdür. Bir satranç oyunu düşünün, her taşın bir anlamı ve gücü vardır, tek bir taş ile oyunu kazanmak mümkün müdür? Tabii ki hayır, her taş birkaç hamle sonra uygulanacak strateji için koordineli hareket etmektedir. Satış da, tıpkı bir satranç oyunu gibi, aynı amaca hizmet eden kişilerin birlikte bulunduğu ve sonunda zafer kazanılması (satışın sonuçlanması) gereken bir süreçtir. Devamını okumak için...
1 yorum ( 186 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 80 )
Olumlu Düşünmek 
06/Mar/08, - Satış
Olumlu Düşünmek
Ahmet Edim

Profesyonel satışcı pozitif düşünceye sahip olmalı, enerjisini ekibine, müşterilerine ve üstlerine yansıtmalıdır. Satış sürecinde olumlu düşünce kavramı, toplantı ve müşteri ziyaretlerinde büyük yararlar sağlamaktadır. Örneğin, dağıtım kanallarına yönelik yapılan bayi toplantıları satış teşkilatının hedeflerinin anlatıldığı ve birlik ruhunun inşa edildiği yerlerdir. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 220 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3.1 / 82 )
Güven Vermek 
06/Mar/08, - Satış
Güven Vermek
Ahmet Edim

Profesyonel satışcı dürüst kişiliği ile müşterilerine güven vermeli ve onları asla kandırmamalıdır. Her gün gazete ve televizyonlarda tüketicilerin aldatıldığı birçok satış vakasına yer verilmektedir. Bu bazen bir mağazadan alınan üründe, bazen de evlere satış yapan firmaların faaliyetlerinde görülmektedir. Tüketicileri aldatan bazı (kapıdan satış yapan) firmaların başvurduğu teknikler şunlardır:

o Okuma yazma bilmeyen kişilere imzalatılan yüksek tutarlı senetlerle, kalitesiz ve ucuz ürün teslim etmek,

o 'Ürün müşterinin adresine teslim edilecektir taahhütüne' rağmen teslimatı gerçekleştirmemek,

o Ünlü markaların isimlerini birebir taklit etmek ve satın alma düzeyinin düşük olduğu semtlerde satmak,

o Sağlığa zararlı koşullarda üretilen ürünleri tüketicilere satmak. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 235 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 77 )
Ürünü İyi Tanımak 
06/Mar/08, - Satış
Ürünü İyi Tanımak
Ahmet Edim

Yeni ekonomik yapıda ürün teknolojilerindeki gelişme ve karmaşıklaşma eğilimi giderek artmaktadır. İşletmeyi ve ürünlerini eskisinden çok daha belirsiz ortamlar beklemektedir. Yaşanan bu süreç içinde satışcılar ürünlerinin teknik özelliklerini, üstün ve zayıf yönlerini çok iyi bilmek zorundadır.

Bir satışcının saha ziyaretleri yapmaması nasıl sakıncalıysa, sadece sahaya odaklanarak, işletme merkezinde verilen teknik eğitimleri almaması da sakıncalıdır. Müşterilerin ya da satış noktalarının sorularına yanlış ve eksik cevap verilmesi hem satışcıya hem de ürünlerine olan güveni olumsuz etkiler.

Bu nedenle, bir işletmede tüm bölümler, ürünleri görevleri ile orantılı derecede tanımalıdır. Örneğin, muhasebe departmanında çalışan bir personele, yakın çevresinden çok basit bir soru geldiğinde, "Ben bilmiyorum, müşteri hizmetlerini arayın ya da satın almak istiyorsan satış departmanının telefonunu vereyim, nerede mağazamız var sana söylesin," diyorsa bu çok kötü bir imaj yaratacaktır. Elbette her departman öncelikle kendi uzmanlık alanında bilgi donanımına sahip olmalıdır ama işletmenin ana faaliyet konusu ve ürünlerini de iyi bilmek zorundadır. Devamını okumak için...
1 yorum ( 326 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 76 )
İtirazları Satışa Çevirme 
06/Mar/08, - Satış
İtirazları Satışa Çevirme
Ahmet Edim

Her satışcı, satış hayatı boyunca mutlaka müşteri itirazlarıyla karşılaşmaktadır. Masa başında oturarak planlanan projelerde ve önceden hesaplanmamış aksiyonlarda müşteri itirazlarıyla çok daha sık karşılaşılır. Kurumsal olmayan işletmelerin pazarlama departmanları, ürünler pazara sunulduğu anda herkesin satın almak için sıraya gireceğini hayal etmektedir. Çünkü onlara göre ürünün reklamı yapılmış ve dağıtım kanallarına zamanında ulaştırılmıştır.

Kısacası her şey hazırdır, artık iş satışcılara kalmıştır. Sahadaki satışcı ise gerçeklerin (ofiste eline tutuşturulan satış projelerinden) çok farklı olduğunun farkındadır. Dışarıda kendisini birçok zorluk ve engel beklemektedir. Bu engellerin en önemlilerinden biri ise müşteri itirazlarıdır. Peki, satışcı bu itirazlara karşı nasıl yöntemler uygulamalıdır? Devamını okumak için...
yorum ekle ( 623 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 84 )
Satışta Pazarlık Yaklaşımı 
06/Mar/08, - Satış
Satışta Pazarlık Yaklaşımı
Ahmet Edim

Geçmişten günümüze satıcı, alıcı ve pazarlık üçlüsü hep süregelmiştir. Bu gelişme karşılıklı olarak iki tarafın da pazarlık yeteneklerini en iyi şekilde kullanmalarını sağlamıştır. Günümüzün tüketicisi artık daha sorgulayıcı ve bilinçlidir. Bu nedenle satışcılar eskiye oranla daha donanımlı olmak zorundadır. Tüketicilerin beklentilerini, düşüncelerini iyi analiz edebilmeli ve satış müzakeresini sonuca ulaştırmalıdır.

Müşterilerin (alıcı firmaların) satıcılara karşı kullandığı yöntemlerden bazıları şunlardır: Devamını okumak için...
yorum ekle ( 406 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3.1 / 81 )
Satış Sanatı 
06/Mar/08, - Satış
Satış Sanatı
Ahmet Edim

Satış sanatı, satışcıların, sahip oldukları ikna yeteneği, pozitif enerji ve bilgi birikimiyle müşterilere ürün/hizmetleri satmasıdır. İnsanların karşılıklı kazanmasına ve mutlu olmasına hizmet eder. Burada müşterilere karşı dürüst olmak, yalan söylememek ve kandırmamak temel prensiptir.

Satışı bir yaşam biçimi olarak benimsemiş profesyonellerin bu sanatı uygularken bu ilkelere uyması hem kendi başarıları hem de temsil ettikleri şirketlerin imajı açısından son derece önem taşır. Her meslek kolunda, yeteneklerini kötüye kullanan kişiler vardır. Satış alanında da böyle kişilere dünyanın her yerinde rastlamak mümkündür.

Örneğin İtalya'da, ihtişamlı mağazaların yer aldığı caddelerin hemen arka sokaklarında, tezgâhlarda turistlere 'gerçek' diye satılan (moda devlerinin taklidi) ürünler bulunur. Burada satışcılar müşteriyi ikna etmede son derece başarılıdır. Genellikle, ürünleri abartılı şekilde överek, gerçek olduğunu ispatlamaya çalışırlar. Devamını okumak için...
1 yorum ( 404 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 77 )
Pazarlama!; rekabetin fiyattan başka esaslarla yapılabilirliği bilimi…  
06/Mar/08, - Klasik Pazarlama
Pazarlama!; rekabetin fiyattan başka esaslarla yapılabilirliği bilimi…
Zeki Yüksekbilgili

İktisatçıların ‘ekonomi’ tanımını “kıt kaynakların etkin kullanımı” olarak yapmaları üzerinden bir yüzyıldan fazla zaman geçti ve bugün iş dünyası çok büyük bir sorunla baş etmeye çalışıyor; rekabet!

Artık kıtlığı çekilen şey ürünler veya hizmetler değil, müşterinin kendisi. Birçok sanayi, tüketicilerin satın alabileceğinden daha fazlasını üretiyor, bu fazla üretimi elden çıkarabilmek için çabalıyor ve en basit yöntemi seçiyor; fiyat düşürmek!

Fazla üretim ve düşen fiyatlar, şirketlerin çok küçük kar marjları ile çalışmasına sebep oluyor, dolayısıyla çevrelerine çok daha hassas olan bu şirketler ya yok oluyorlar yada daha büyük rakiplerince satın alınıyorlar. Devamını okumak için...
2 yorum ( 547 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 128 )
İnternette Var Olmak yada Olmamak! 
06/Mar/08, - E-Pazarlama
İnternette Var Olmak yada Olmamak!
Zeki Yüksekbilgili

Önce kötü haber, Netcraft.com, Ekim 2007’de 143 milyon yeni web sitesinin interneteki milyarlarca web sitesine eklendiğini açıkladı. İyi haber ise, internette bulunan milyarlarca web sitesinin sadece küçük bir kısmının tanıtım faaliyetleri gerçekleştirdiği...
Eğer sitenizin birileri tarafından ziyaret edlmesini istiyorsanız, sitenizi tanıtacak ve sitenize trafik oluşturacak araçları kullanmanız gerekiyor. Bu makale, sitenize gelecek ziyaretçi sayısını arttırmak için kullanabileceğiniz araçları, maliyet ve etkinliklerine göre sınıflandırmak amacıyla hazırlanmıştır.
1- Arama Motoru Optimizasyonu (SEO): Sitenizin arama motorundaki sıralaması, anahtar kelimeler, web sayfanızın başlığı, meta tagler ve gövde metni içeriğinin doğru kullanılmasına göre artar. Bunun yanı sıra rehberler, dizinler ve diğer sitelerin size verdiği bağlantılar da bu sıralamada daha yukarıda çıkmanıza sebep olur. Arama motoru optimizasyonu, dışarıdan bir danışman yardımıyla yapılsa dahi çok ucuz ama zaman gerektiren bir araçtır. Doğru kullanıldığında, arama motorlarında ilk iki sayfada bulunmanıza sebep olabilecek en etkin araçtır. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 417 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3.1 / 116 )
Yeni İş Fırsatları Yaratmak Gerçekten Zor mu?  
20/Sub/08, - Diğer
Yeni İş Fırsatları Yaratmak Gerçekten Zor mu?
Tunç Kılınç

Yollarda hız yapanları yakalamak için önce polislere radar veriyorsun, sonra da insanlara bu radarlara yakalanmamak için ‘radar detector’ satıyorsun.

Bilgisayarlara virüs bulaştırıp sonra virüs koruma programları satmak veya ‘fast food’ gibi (bence) lezzetli yemekler üretip sonradan başkalarının diet veya sağlıklı beslenme programları satması gibi.

Cell Phone Jammer da Japon’ların yeni buluşu; 3 metre içinde cep telefonu ile konuşanların hatlarını kesiyor! Yeni pazar oluşturmak için en iyi yollardan biri de halihazırda çok tüketilen, çalışan şeylerin ters yönündeki fırsatlara bakmak.

Bir de düzden bakalım!

Her geçen gün daha çok kişiyi gittiğimiz mekanlarda dizüstü bilgisayarlarıyla birşeyler yaparken görüyoruz. Ne yaptıklarını görmememiz için 3M”in filitresi yanılmıyorsam 2004′de çıkmıştı (sadece tam karşıda oturan ekranı görebiliyor, yan gözle bakanların şansı yok!). Yandan bakıp birşey göremeyince, bu laptop’ların çoğunlukla siyah ve sıkıcı olan ekran arka kapağını (hatta tüm gövdeyi) renklendirme fırsatı doğdu. İster kişiselleştir, kendinle ilgi bir mesaj ver, istersen de reklam al. Girişimci tasarımcılara ve mecra pazarlayanlara yeni bir pazar fırsatı. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 234 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 2.9 / 108 )
Pazarlama Zekası (MQ) 
20/Sub/08, - Klasik Pazarlama
Pazarlama Zekası (MQ)
Prof.Dr.İsmail Kaya

Çoğumuz IQ’nun Intelligence Quotient, yani, “Zekâ Katsayısı”, EQ’nun, Emotional Quotient, yani, “Duygusal Zekâ” olduğunu biliriz. Bazılarımızın SQ’dan, Spritual Quotient, yani Ruhsal “Zekâ”dan da haberi olabilir. Hatta, bu SQ, Social Quotient, yani, Sosyal Zekâ’ya da işaret ediyor olabilir. Bendeniz, bir yerlerde, FQ, Financial Quotient, yani Finansal Zekâ gibi bir terime de rastladım, itiraf ediyorum.

MQ konusunu pişirip yazıyı hazırlamaya giriştiğim günlerde, bir de CQ, Cultural Quotient, yani, Kültürel Zekâ diye bir terim önerildiğini, Harvard Business Review’un Ekim sayısında görünce iştahım iyice kabardı. HBR’deki bu yazıda, bazı kişilerin, kendilerine yabancı kültürlerle temaslarında kolaylıkla ortama uyabildikleri halde, bazılarının bunda niye zorlandıkları üzerinde duruluyordu. Konunun sadece bilgiyle, duygusal ve sosyal zekâ ile değil, belki hepsini de kapsayan bir başka yetenekle, Kültürel Zekâ ile ilgili olduğu ileri sürülüyordu. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 563 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 129 )
Oturup Bir Düşünsek  
20/Sub/08, - Klasik Pazarlama
Oturup Bir Düşünsek
Prof.Dr.İsmail Kaya

Bir seneyi daha devirdik. Bu günlerde mağaza ve dükkanlarda bir envanter telaşı yaşanır. Büyük marketlerde elemanlar seferber olur, ne var ne yok tek tek sayılır. Buna fiziksel envanter deniyor. Şimdilerde -teknolojinin gözünü seveyim- onbinlerce çeşitten elde, depoda ve hatta yolda ne kadar bulunduğu saniyesi saniyesine bir çırpıda öğrenilebiliyor.

Mal canın yongasıymış. Malın envanterini tutuyoruz da, canımızın, hayatımızın envanterini niye tutmuyoruz? Zaman zaman, “elde ne kaldı?” hesabını niye yapmıyoruz?

İşli olsun, işsiz olsun, aslında herkesin birden fazla işi var. Ama farkında değil. Hayata pazarlama gözlüğü ile bakınca, herkesin onlarca piyasada kazanmaya, kâr etmeye, yüzünü güldürmeye uğraştığı ayan beyan görülüyor. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 150 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 116 )
Pazarı Anlayan Kazanır 
20/Sub/08, - Klasik Pazarlama
Pazarı Anlayan Kazanır
Prof.Dr.İsmail Kaya

Tarih boyunca dünya siyaseti, pazarlar, pazar paylaşımları ve ticaret alanları üzerinde cereyan etti. İşletmecilerin yakından bildiği bu gerçeği, ülke yönetimine talip olanların da bilmesinde fayda var.

Medeniyetler su kenarlarında ticaretle gelişti. Kıtalar, keşifler, ürünler ve yenilikler yeni pazarlar ve pazarlarda yeni fırsat arayışları sonunda bulundu. Pazar savaşları gelecekte de tarihe damgasını vuracak. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 253 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 2.9 / 101 )
Pazarlama Manifestodur 
20/Sub/08, - Klasik Pazarlama
Pazarlama Manifestodur
Prof.Dr.İsmail Kaya

Jeffrey J. Fox'u okur musunuz? Bulursanız okuyun.
Pazarlamadan anlıyor. Çünkü, pazarlamanın CEO'dan yukarıya herkesin işi olduğunu biliyor.
Üstelik yazdıklarında çok pratik. Az laf. Ne yapılacağı ortada.

Bugün yeni bir kitabıyla karşılaştım: "Pazarlama Süper Starı Nasıl Olunur?" Nokta Yayıncılık, İstanbul, 2007, Merkez Dergi'nin Armağanı.
İngilizce aslı: "How to Become a Rainmaker" imiş.

Fox (Türkçesi Tilki) şöyle yazıyor (kısaltılarak) :

Çing! Çing! Pazarlamacının Müziği Devamını okumak için...
yorum ekle ( 214 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3.1 / 94 )
Tanımsızlar  
20/Sub/08, - Klasik Pazarlama
Tanımsızlar
Prof.Dr.İsmail Kaya

İş hayatında, siyasette ve dış politikada işler, tam olarak kurallar çerçevesinde ve görünen düzenlemeler altında yürütülmüyor. İşin niteliği ve çapı ne olursa olsun, işin içinde olanlar dâhil, pek çok kimsenin varlığından bile haberdar olmadığı ve fakat işin sonucunu veya mecra değiştirmesini etkileyen bazı “tanımsız kişi” ve “tanımsız iş”lerin varlığını, kanıtlayamasak da hemen her yerde hissediyoruz.

Bu “tanımsızlar” belli bir işi batırmak için de, kurtarmak için de kullanılabiliyor.

Pazarlamadan iş hayatına, iç siyasetten dış politikaya “tanımsız” ve “tanımlanmamışları” fark edemediğimiz sürece işlerimiz düzgün gitmeyecek. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 79 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 98 )
Fotoğraftan Filme, Pazarlama ve Hikâye  
20/Sub/08, - Klasik Pazarlama
Fotoğraftan Filme, Pazarlama ve Hikâye
Prof.Dr.İsmail Kaya

Yazarların hocası lakaplı Robert McKee bu sefer reklâm hikâyeleri için geliyor. Onun “Story” isimli kitabını okuduktan sonra, dizilere, filmlere, pazarlamaya ve dünyaya başka gözle bakmaya başladım. “Hikâyesi olmayan reklâm iş yapmaz!” sözünden mülhem, “hikâyesi olmayan hiçbir iş, iş yapamaz” diyesim geliyor. Gördüğüm, okuduğum, karşılaştığım her durumun ve olayın içinde bir hikâye arıyorum.

Hayatın hızlandığı, gözden, kulaktan, dilden, ağızdan, elden, ayaktan gelip geçenlerin takip edilemez hale geldiği bir dünyada kendini anlatmak ve anlaşılmak için hikâyeler birer can simidi oluyor; olup biteni özetliyor, kavramayı kolaylaştırıyor.

Bir tasarımın, bir sanat eserinin, bir stratejinin, bir araştırmanın, bir kampanyanın, bir dizinin, bir reklâmın, bir fotoğrafın değeri dahi şu sorulara bakıyor: “Bana ne anlatıyor?”, “Ne düşündürtüyor?”, “Hikâyesi ne?” Devamını okumak için...
yorum ekle ( 144 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 79 )
Korku Fabrikaları  
20/Sub/08, - Klasik Pazarlama
Korku Fabrikaları
Prof.Dr.İsmail Kaya

Uçak kazaları havayollarının da en büyük korkusudur. Isparta’da ölenlere rahmet, yakınlarına sabır, şirkete de kolaylıklar diliyoruz. Ateş düştüğü yeri yakar. Kazada yakınlarını kaybedenler şirketin kendilerine tahsis ettiği uçağa bile binmemişler.
“Güzelliğin bir sivilceye bakar” demişler. Ülkeler, insanlar, firmalar, markalar bir anda büyük kayıplara uğramaktan korkuyor, korktukça yeni tedbirler alıyorlar. Bir yandan da korkuyu kullanıyorlar.
Korku, etkili bir dürtü ve güçlü bir ikna tekniği. İnsanları açık veya kapalı korkutmak, korku hissi üretmek, günlük hayatta, iş hayatında ve pazarlamada oldukça yaygın uygulamalar. Korku pazarlaması diye bir şey var. Firmalar, markalar, alakalı alakasız, ürün ve hizmetlerinin satışında korku motifinden sıkça yararlanıyorlar. Devamını okumak için...
yorum ekle ( 128 gösterim )   |  sabit bağlantı   |  kaynak   |   ( 3 / 81 )

<< <Önceki | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | Sonraki> >>